ARAŞTIRMALAR
AKDENİZ' İN BİYOLOJİK YAŞAM ALANLARI ARAŞTIRMASI
 
İzleyeceğimiz rota boyunca, daha önceden İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi desteği ile harita üzerinde belirlenmiş istasyonlardan ve derinliklerden, gerekli bilimsel aletler kullanılarak su örnekleri alınacak, oksijen, salinite, su sıcaklığı ölçümleri ve plankton örneklemesi yapılacaktır. Krolofil-a için yapılan örneklemeler derin dondurucuda, diğer plankton örnekleri kavanozlarla depolanacak ve yerinde yapılan ölçümler gün, saat ve yer olarak kayıt edilecektir. Araştırmanın örnekleme aşaması bittikten sonra laboratuvar ortamında plankton sayımı, krolofil-a analizi gibi incelemeler yapılacaktır.
 
Oksijen, salinite (tuzluluk), pH ve su sıcaklığı ölçümü
Sudaki oksijen yoğunluğu, suyun salinitesi (tuzluluğu), pH'ı ve sıcaklığı plankton çeşitliliğine ve yoğunluğuna etki eden çok önemli faktörlerdir. Bu parametrelerin değişimi planktonların da yaşama ortamlarını belirler. Parametrelerin değişimine göre, o bölgedeki plankton türleri de değişiklik gösterir. Bu sebeple, yapılan ölçümlerin sonuçları plankton türlerinin dağılımını yorumlama açısından çok önemlidir.
 
Plankton araştırması
 
Suda serbest halde yaşayan, hareket organelleri olsa bile ancak sınırlı hareket edebilen ve su hareketlerinin etkisiyle az çok pasif şekilde yer değiştiren tüm organizmalara Plankton denir. Plankton terimi Yunanca kökenli olup, Planktos: Gezen, dolaşan, sürüklenen anlamına gelir. Denizel plankton, içindeki yaşadığı ortamın özellikleri nedeniyle doğadaki canlılar arasında en uygun yeri işgal eder. Yeryüzünün yaklaşık ¾ ünü oluşturan ve ortalama derinliği 3.800 m. olan hidrosferin hemen her yerinde, 9.000 m. derinlikte ve daha derin yerlerinde planktona rastlanır. Planktondan başka hiçbir canlı grubu bu kadar geniş yaşama alanına sahip değildir.

Planktonlar, organizmaların biyolojik özelliklerine göre fitoplankton ve zooplankton olmak üzere ikiye ayrılır. Fotosentezle kendi materyalinin bir kısmını sentezleyebilme yeteneğine sahip olan, yani ototrof olan organizmalar fitoplanktonu (bitkisel plankton), ortamda bulunan organik partikül veya organizmalarla beslenen yani heterotrof olan organizmalar zooplanktonu (hayvansal plankton) oluşturur. Fitoplankton ve zooplankton birlikte değerlendirildiğinde, bunlar kapalı bir besin halkası oluşturarak kendi besinlerini sağlamaktadırlar. Başka organizmalara bağımlı olmaksızın yaşamlarını sürdürebilme olanağına sahip canlılar grubunu oluşturmaktadırlar. Fitoplankton üretimi özellikle fito-zooplankton arasındaki dengeye ve bunların üretim hızına bağlıdır. Esas besini fitoplankton olan zooplankton, fitoplanktonun yoğun olduğu yerlerde sürü oluşturur.

Planktonik organizmalar sadece kendi besinlerini sağlamazlar, aynı zamanda diğer hayvanlarında doğrudan veya dolaylı olarak besin sağlarlar. Sardalya ve hamsi gibi balıklar planktonla beslenir. Bunlar planktonu solungaç taraklarıyla süzerek toplarlar. Besin değeri açısından da planktonik organizmalar büyük önem taşırlar. Zooplankton, özellikle Krustaceler, önemli aminoasitleri içerirler ve bunlarda tüm minerallere rastlanır. Fitoplankton ise C vitamini bakımından zengindir.

Besleyici elementlerden olan silis, azot ve fosfor deniz suyunda çeşitli şekillerde bulunurlar ve deniz ekosistemindeki madde dolaşımında ilk basamağı oluştururlar. Bu nedenle bir ortamdaki besleyici element bu ortamdaki birincil ve daha sonraki üretimleri direkt olarak etkiler. Başta fitoplanktonik formlar olmak üzere diğer denizsel bitkiler beslenme zincirinde ilk halkayı oluştururlar. Deniz suyundaki amonyum, nitrit, nitrat ve inorganik fosfat bitkiler tarafından asimle edilerek, zooplankton ve diğer deniz hayvanlarının yararlanabilecekleri organik madde haline dönüştürülür.

Planktonik türler ve populasyonları, su hareketleriyle bir bölgeden başka bir bölgeye veya çok daha uzak yerlere taşınır. Böylece bölgelerin plankton içeriği ve bolluğu farklılık gösterir. Ayrıca ışık, ısı ve oksijen de plankton populasyonunun dağılımında önemli faktörlerdir. Sonuç olarak bir bölgenin çeşitli balık türlerinin ve bentik organizmalarının stok miktarları planktonik organizmaların dağılımına paralel olarak çeşitlilik gösterir.
 
Materyal & Metodlar
 
Plankton Örneklemesi: Zooplankton örneklemesinde, plankton kepçesi 50 m derinlikten vertikal olarak çekilecektir. Örneklemede, göz açıklığı 200 mm olan Unesco WP-2 model zooplankton kepçesi kullanılacaktır. Kepçe, çapı 57 cm olan bir ağız kısmı ile silindir konik şekilli, 2,61 m uzunluğunda ve 200 mm göz açıklığı olan nytal naylon bezden yapılmış torba kısmından ibarettir. Ayrıca torba kısmının sonunda süzülen planktonun içinde toplandığı ve aynı göz açıklığı içeren parçalarla kapatılmış iki açıklığı olan, PVC'den yapılmış kollektör bulunur. Zooplankton örnekleri sayımında stempel pipeti ile 3 defa 1 ml'lik örnekler örnekleme kavanozundan alınıp, zooplankton sayım kamarasında stereobinoküler mikroskopta sayım ve teşhisi yapılacaktır. Daha büyük ve nadir türler (sagitta gibi) tüm örnekte analiz edilecek ve biomasları yaş ağırlıklarından hesap edilecektir. Türlerin sistematik teşhislerinde Rose (1938), Tregouboff ve Rose (1957)'dan yararlanılacaktır.Toplanan plankton örnekleri %4'lük borax ile tamponlanmış formaldehit solüsyonunda tespit edilerek, zooplankterlerin bozulmadan korunması sağlanacaktır. Örnekler 250cc'lik plastik kavanozlarda saklanacaktır.
 
Bireylerin bolluk ve biomas hesapları:
 
a=c/b b=Wt/v v=3.14.r2.h

a=bolluk (birey/m3)
b=biomas (mg/m³)
c=örnek birey sayısı
h=çekimin yapıldığı derinlik aralığı (m)
v=süzülen suyun hacmi (m³)
r= Kepçenin ağız açıklığının yarıçapı (m)
Wt= Toplam yaşa ağırlık (mg)

Krolofil-a ölçümü: Nusch (1980) yöntemi ile yapılacaktır.

Oksijen, salinite, pH ve sıcaklık ölçümü: pIONeer 65 model multiparameter ve W-A.T.C el refraktometresi ile yapılacaktır.

Berraklık ve renk tayini: Forhel Skalası ve 25 cm'lik Sechi Diski ile yapılacaktır.

Su örneklemesi: Belirlenen her istasyonda, 50 m'ye kadar her 10 m'de bir, 2 litrelik Nansen su örnekleme şiseleri ile su örnekleri alınacak ve ölçümler yapılacaktır.
 
Araştırmanın Sonucu
 
Araştırma sonuçları ve karşılaştırmalı tablolar İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi'nin periyodik yayınlarında duyurulacaktır. Doğu Akdeniz'in su kalitesi, balık populasyonları, tür çeşitliliği gibi konular yorumlanabilecektir.

Bu araştırma, İ.Ü. Su Ürünleri Fakultesi Deniz Biyolojisi Anabilim Dalı'ndan Prof. Dr. Ahmet Nuri Tarkan danışmanlığında gerçekleşmektedir.